trarbgzh-TWenfrkadefaru

Yeni EMC Yönetmeliğinin Ülkemizdeki Uygulanması

Elektromanyetik uyumluluk problemleri 1940’lı yıllardan önce bilinmiyordu. İlk olarak farkedilmesi İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan ve önce ne olduğu anlaşılmayan tuhaf olaylar sonrasında farkedilmiştir. Yapılan incelemeler sonrasında bu olaylara haberleşme sistemlerinin ve uçakların uçuş sistemlerinin yaydıkları elektromanyetik dalgaların neden olduğu anlaşılmıştır. O yıllarda elektronik sistemler askeri amaçlı olarak daha yaygın kullanılmaktadır. Bunun üzerine bu sistemlerde yapılan iyileştirme çalışmaları ile birlikte ilk elektromanyetik girşim ve elektromanyetik uyumluluk standartları ortaya çıkmaya başlamıştır.

Ancak 1980’li yıllara gelindiğinde hala elektromanyetik uyumluluk problemleri devam ediyordu. Öyle ki İngiltere Falkland savaşında bir destroyerini bu nedenle kaybetmiştir. Uçak gemisinde bulunan haberleşme sistemleri ile füze algılama sistemleri birbirlerini olumsuz etkilerdikleri için, haberleşme sırasında İngiltere füze algılama sistemini devre dışı bırakmak zorunda kalmıştır. O sırada karşı taraftan gelen bir füze korunmasız durumdaki destroyeri vurmuştur.

Bu olaylar üzerine elektromanyetik girişim ve elektromanyetik uyumluluk konusu üzerine daha hassasiyetle gidilmiştir ve Avrupa Birliği ülkelerinde 89/336/EEC nolu Elektromanyetik Uygunluk Direktifi yayınlanmış ve elektromanyetik uyumluluk testlerinin koşulları ve kriterleri tespit edilmiştir. Bu direktifin yerini daha sonra 2014 yılında yayınlanan 2014/30/EU sayılı Elektromanyetik Uygunluk Direktifi almıştır. Bu direktifler, çalışırken ortaya çıkan elektromanyetik dalgalar yüzünden başka elektrikli veya elektronik cihazları etkileyen ya da başka cihazların bu şekilde çalışması yüzünden etkilenen bütün elektrikli ve elektronik cihazları kapsamaktadır.

Ülkemizde de bu direktifler Avrupa Birliği uyum çalışmaları kapsamında kendi iç hukukumuza uyarlanmıştır. Bugün 2016 yılında, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayınlanan Elektromanyetik Uyumluluk Yönetmeliği (2014/30/AB) yürürlüktedir. Bu yönetmelik ile birlikte bir yandan çeşitli elektrikli ve elektronik cihazların veya sistemlerin elektromanyetik uyumluluğu düzenlenmiş, bir yandan da bu tür cihazların ve sistemlerin piyasaya sunulma esasları tespit edilmiştir.

Yönetmelikte, elektrikli ve elektronik cihazların temel gereklilikleri, piyasaya sunma kriterleri, serbest dolaşım koşulları, donanımın uygunluğu, uygunluk değerlendirme kuruluşları, piyasa gözetimi ve denetimi ve cihazların kontrolü ve korunma önlemleri yer almaktadır.

Ayrıca yönetmelik eklerinde temel gereklilikler, üretimin dahili kontrolü (Modül A), AB tip incelemesi (Modül B), üretimin dahili kontrolüne dayalı tipe uygunluk (Modül C) ve AB uygunluk beyanı yer almaktadır.